| no's profilethE oNEPhotosBlogLists | Help |
thE oNENe Cennet Sevdası,Ne Cehennem Korkusu; Yalnızca ''O'' nun Rızası...
September 25 Risale-i NurSeptember 17 Kuran-ı Kerim ve Risale-i Nur Külliyatı"Onu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar." (Yasin/23) Allah birdir.Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun. (Mektubat | Yirminci Mektup | 219) ''O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.(Yasin/65)'' İşte, eğer insan enâniyetine istinad edip hayat-ı dünyeviyeyi gâye-i hayal ederek, derd-i maîşet içinde muvakkat bâzı lezzetler için çalışsa, gayet dar bir daire içinde boğulur, gider. Ona verilen bütün cihazât ve âlât ve letâif, ondan şikâyet ederek, haşirde onun aleyhinde şehâdet edeceklerdir ve dâvâcı olacaklardır.(Sözler | Yirmi Üçüncü Söz | 293) Ürpermeyen kalpten yaşarmayan gözden sana sığınırım Allah’ım! Gözyaşı, ihlâs ve samimiyet sahibi bağrı yanık ve ciğeri kebap insanlar için bir boşalma vesilesidir. Gözyaşları dünyada, dayanılmaz hâle gelen aşk ateşinin ıstırabını bir nebze dindirirken, ahirette de cehennemin alevlerini söndürür. Bu sebeple Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Mahşerde Cehennem kıvılcımlarının insanları kovaladığı hengamda, Cebrail (as) elinde bir bardak suyla görünür. Ona, “Bu nedir?” diye sorduğumda bana şöyle cevap verir: “Bu, mü’min kulların Allah’a olan saygı ve bağlılıklarından dolayı döktükleri gözyaşlarıdır. Şu korkunç kıvılcımları söndürecek tek şey de bunlardır.” Bir başka hadislerinde ise Efendimiz (sas), Allah için gözyaşı dökmeyi, cephede düşmanı kollayıp içimize sızmasına engel olan askerin nöbetine denk tutar. “İki göz Cehennem’i görmez.” buyurur ve mealen devam eder: “Biri Allah için gözyaşı döken göz, diğeri de millet ve ülkenin maruz kaldığı tehlikeler karşısında yüreği atan ve düşman nereden, hangi delikten içimize sızacak, hangi planlarla bizi tahrip edip çürütecek diye nöbet bekleyen göz.” Kur’an-ı Kerim de böyle bir tavrı takdir ederek över: “Az gülsünler, çok ağlasınlar.” (Tevbe, 9/82) ihtarı bunun örneklerinden biridir. Bu, bir nevi, “Düşünün ve kazandığınız bunca şey karşısında yürekleriniz hoplasın! Ölüm ve sonrasında başınıza gelecekleri ve hesap yerindeki durumunuzu tefekkür edin de, az gülün çok ağlayın” demektir. Bu yönüyle gözyaşı Cennet Kevserlerine denktir.
August 09 Allah Zalime Mühlet Verir ama İhmal Etmez
Ah uğursuz insanlık! Sen, hem de medeniyet, demokrasi, hürriyet ve insan hakları gibi kelimelerin, dilden düşürülmediği ve edebiyatının yapıldığı bir çağda, binlerce masum çocuk, tâlisiz genç ve bedbaht yaşlıların, bir kısım modern cellatlar elinde böyle parçalanıp-doğranmasına sessiz mi kalacaktın? Şeytanlara rahmet okutturan bu canavarlıklara alkış mı tutacaktın? Nerede Batının yüksek tirajlı gazeteleri! Nerede Times'ler, Washington Post'lar, Le Figaro'lar, Independent'ler, Le Monde'ler, Tribune'ler, Daily Telegraph'lar! Nerede insanlık için intişâr ettiğini dilden düşürmeyen büyük mecmualar! Nerede Observer'ler, Stern'ler, Newsweek'ler, Reader's Digest'ler! Nerede dünyâ radyo ve televizyon kurumları! Bütün bunlar niçin sustular.! Ve yazarken de mazlumları hakîr görüp zâlimlere "bravo" çektiler! Aman Allah'ım! Meğer menfaat hırsı, çıkar düşüncesi, İslâm düşmanlığı ve küfür yobazlığı insanları ne seviyeye düşürüyormuş..? Biz hem muhteşem devirlerimizde hem de tâli'imize yenik düştüğümüz dönemlerde insanları hep azîz bildik, azîz tanıdık; başkalarının da böyle davranacağı kuruntusuna kapıldık. Ama; esefle ifâde edelim ki, şimdiye kadar pek çok defa aldandığımız gibi, şu anda da aldatılmak istendiğimizi görüyor ve "yazıklar olsun!" diyoruz. Yazıklar olsun asırlardan beri bize göz açtırmayan Batının kırk harâmilerine! Yazıklar olsun İslâm dünyâsını bir kere daha zulüm paletleriyle çiğneyip geçenlere! Yazıklar olsun denizlerimizi kirletip topraklarımızda kan seylâpları meydana getirenlere! Yazıklar olsun hunhâr haydutların katlettikleri bunca günâhsız insan karşısında sessiz kalanlara! Yazıklar olsun semâları titreten masum çığlıklarını duyup ürpermeyenlere! Yazıklar olsun zâlime, zulmü alkışlayana ve bu kızıl kıyâmetten bir şey anlamayana! Biz, hicrân dolu sînelerimizin âhıyla inledik ve bir sürü "yazıklar olsun!" çektik. Bu önemsiz olabilir. Ne var ki, Gayretullâh'ın dile gelmesi böyle olmayacaktır. O konuşunca, bugünkü mağrur ve gaddar bâşlar "keşke..!" deyip iki büklüm olacak ve oturup ağlamaya bile fırsat bulamayacaklardır. "Zâlimlere bir gün söyletir Kudret-i Mevlâ, [1] "Vallâhi, Allah seni bizden üstün kıldı." (Yusuf, 91 İhlaS
Cenab-ı Hakk'ın rızası ihlas ile elde edilir. İhlas, bir müminin yaptığı işi, Allah emrettiği ve neticesinde Allah'ın rızası bulunduğu için yapması, bunu yaparken de semerelerini Ahiret'te görme düşüncesine bağlı kalması demektir. Bir mümin, pek çok insanın irşadına vesile olmuş ve cihanları fethetmiş olabilir. Ama bütün bunlara rağmen ihlasa ermemiş de olabilir. Zira ihlas, kalbe O'nun hoşnutluğundan başka hiçbir şeyin gelmemesi demektir. Evet, Allah'ın rızasını tahsil etmekten başka maksadı olmayan bir mümin için ihlas çok önemlidir. Bediüzzaman Hazretleri'nin de ifade ettiği gibi Allah'ın indinde, ihlasla yapılan amelin bir zerresi batmanlarla böyle olmayan amelden daha ağır gelir. Meseleye açıklık getirmesi adına, bir kadının Süleymaniye Camii'nde çalışan işçilere hediye ettiği bir tas yoğurdun Süleymaniye Camii'nden daha ağır gelmesi misalini arz etmek istiyorum. Kanuni Sultan Süleyman cennetmekan hazretleri, Süleymaniye Camii'ni yaptırırken, âlem-i manada, bir kadının hediye ettiği bir tas yoğurdun, o camiden daha ağır geldiğini görür. (Evet, Kanuni'ye göre o camiyi yaptırmak çok basit bir şeydir ve onu bir hamlede yaptırabilir. Fakat fakir bir kadının, orada çalışan işçilere hediye ettiği bir tas yoğurt, kadın için çok önemli bir şeydir.) Gerçi o da ihlaslıdır; ama ihtimal o kadının ihlası daha çaplı ve daha fazla olduğundan yoğurt camiden daha ağır gelir. Evet, tekrar edelim: "Zerre kadar ihlaslı amel, batmanlarla ihlaslı olmayana râcihtir." July 23 Mevt,Death,Tod,Ölüm...
Ölüm, ölene bayram, bayrama sevinmek var, oh ne güzel, bayramda tahta ata binmek var! N.FAZIL KISAKÜREK/ Tabut June 24 Üçgen mi dörtgen mi?
Bir öğretmenin hatırası: Ders bitmiş zilin çalmasına az kalmıştı. Bir öğrencim parmak kaldırıp: - Hocam, Bermuda şeytan üçgeni hakkında bilgi verebilir misiniz? Çok merak ediyorum, dedi. Ben de tahtaya bir üçgen şekli çizdikten sonra dikkatle beni izleyen öğrencilerime dedim ki: - Herhangi bir sebeple sizin Amerika'ya gitme ihtimaliniz kaçta kaçtır? - Binde bir, diye cevap verdiler. - Diyelim ki Amerika'ya gittiniz. Bermuda'ya uğrama ihtimaliniz ne kadardır? - Binde bir, dediler. Bunun üzerine dedim ki: - Bermuda'ya gitseniz bile o şeytan üçgeninden geçerken bindiğiniz vasıtanın esrarengiz bir şekilde kaybolma ihtimali ne kadar olabilir? - Binde belki de milyonda bir, diye cevap verdiler. Bu sefer ben tahtaya bir dikdörtgen çizdim ve merakla bana bakan öğrencilerime dedim ki: - İşte bu kabir dikdörtgeni. Buna binde bin kesinlikte gireceğiz. Milyonda ya da milyarda bir ihtimallerin üzerine bu kadar kafa yoran bizler, acaba hiçbir ihtimale yer vermeyen kesinlikteki ölüme ve sonrasına ne kadar merak duyuyoruz. Ölümü öldürüp kabir kapısını kapatamayacağımıza göre ona karşı hazırlıklı olmamız gerekmez mi? er-RAHMAN
37.Sonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman
38.Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
June 23 Hey Dost, hele bir anlatıver kimler aldandı?Hele bir anlatıver Güzel Dost! Kimler aldandı? Çünkü Kur'an şöyle anlattı: ‘Allah tarafından hiç hesaba katmadıkları karşılarına çıkıverdi...' Zümer Sûresi, 47. Bir daha söyleyiver başka kimler aldandı? - Ölüm yokmuş gibi yaşayan dünya-perest aldandı! Zira Kur'an turrayı şöyle bastı: ‘Her nerede olursanız olunuz ölüm size yetişir! Velev eflake ser çekmiş surlarda bulunun!' Nisa Suresi, 78. Güzel Dost! Anlat bana daha kimler aldandı? - Ameline güvenen abid aldandı! Çünkü Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle ferman buyurdu: Zinhar aldanmayın! Hiç kimse ameli ile kurtulamaz! Soruldu: Sen de mi Ya Rasulallah? Cevap verdi: Evet ben de! Göster bana Can Sevgili! Daha kimler aldandı? - Kendini hak yolunda sanıp, kılını dahi kıpırdatmayanlar aldandı! ‘Allah gayret gösterip cihad edenlere, olduğu yere mıhlanıp kalanların çok üzerinde bir ecr-i azim ihsan etmiştir.' Nisa Sûresi, 95. Avaz et Hatip avaz, ta ki herkes duysun! Hele hele kimler aldandı? - Nasıl desem bilmem ki namazsız aldandı! Hele bir baksan ya Kur'an nasıl anlattı: 'Ashabı yemin Cennetten seslenip mücrimlere soruyorlar, sizin bu sekar cehennemine girmenize ne sebep oldu? diye. Onlar da diyorlar: Biz namaz kılanlardan değildik…' Müddessir Sûresi, 39-43. Kim öz-canını yaktı, kimler aldandı? - ‘Ben bundan sonra kurtulmam.' diyen me'yus aldandı! ‘De ki; Günah işlemek suretiyle öz-nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret buyurur. Şüphesiz o öyle gafur, öyle rahim. Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden evvel tevbe ile Rabb’inize dehalet edin ve ona halis Müslümanlık yapın, sonra kurtulamazsınız!' Zümer Sûresi, 53-54. Anlat anlat daha kimler aldandı? - ‘Bakma! Benim kalbim temiz.' diyen amelsiz aldandı! ‘Yemin olsun ki zamana! İnsan mutlak hüsranda. Ancak şunlar müstesna: Onlar iman edip salih amel işlediler!..' Asr Sûresi, 1-3. Deyiver bana başka kim aldandı? - ‘Göreceksin biz nice hacı-hocadan önce gireriz cennete!' diyen nâdan aldandı! ‘Şüphesiz korunan müttekıler içindir Rabblerinin katında na'im cennetleri. Artık müslimleri mücrimler gibi kılar mıyız? Neniz var? Nasıl hükmediyorsunuz? Yoksa size mahsus bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?' Kalem Sûresi, 34-37. Bahsediver Hatip! Daha kim aldandı? - ‘Bu da bir şey mi canım, millet neler işliyor.' diyen günahkar aldandı! ‘Ona kendi kazandığı, size de kendi kazandığınız. Siz onların amellerinden sorulacak değilsiniz.' Bakara Sûresi, 134. Lakin ‘Şüphe yok bütün yaptıklarınızdan mesul tutulacaksınız!' Nahl Sûresi, 93.
Anlatıver Dostum! Daha kim aldandı? - ‘Benim babam da hacı.' diyen evlat aldandı! Çünkü baksana dalgalar arasındaki inkarcı oğlu için yalvaran Nuh peygambere ne denildi: ‘Ey Nuh!.. O senin ailenden değil; çünkü o, dürüst iş yapan temiz bir insan değildi. O halde hakkında kesin bilgin olmayan bir şeyi Benden isteme. Onun kurtulması için dua ederek cahil bir iş yapmandan seni sakındırırım.' Hud Sûresi, 46.
Haber et Hatip haber! Başka kim aldandı? - ‘Ben gıybet etmiyorum ki, olanı söylüyorum.' diyen aldandı! Zira Efendimiz bir gün soruverdi: ‘Bilir misiniz gıybet nedir?’ diye. Ashab, Allah ve Rasulû daha iyi bilir, dediler. Efendimiz, kardeşini beğenmiyeceği şekilde anmandır, buyurdular. Soruldu: Ya söylediğimiz şey onda varsa? Cevap verdi Efendimiz: Eğer varsa onu gıybet ettin demektir. Şayet söylediğin onda yoksa, bu zaman da ona iftira ettin demektir. Daha kim yandı, kimler aldandı? - ‘İşlediysek biz işledik; azabını çeker diyetini öderiz.' diyen bedbaht aldandı! ‘Yemin olsun! Rabbinizin azabından onlara velev bir nefha, bir kıvılcım dokunuverse VAY BİZLERE derler!' İsra Sûresi, 21.
Vah Nâsih vah! Demek bunca insan aldandı! - Güzel dost! Bir bilsen daha kimler aldandı!
June 22 Tercih SeNiN
June 06 you
'Siz insanlar için çikarilmis en hayirli bir ümmetsiniz, iyiligi emreder, kötülükten vazgeçirmege çalisirsiniz.. Çünkü Allah’a inaniyorsunuz..'' Fermaninin sahibisin!..
SEN, ''Alemlere rahmet olarak gönderilen'' ve dehsetli mahser günü herkesin ''Nefsi! Nefsi!'' diye çirpinacagi bir zamanda, secdelere kapanip; ''Ümmetimi isterim Ya Rab!.. Ümmetimi bagislamadikça kalkmam'' diye feryad edecek olan Habib-i Kibriya’nin ümmetisin!.. SEN, Resûlullah’in ashabina; ''Orduya yardim ediniz'' dedigi zaman, bütün servetini alip getiren ve Peygamberin ''Çocuklarina ne biraktin?..'' sorusuna; ''Allah’i ve Resûlünü biraktim Ya Resûllullah!'' cevabini veren Hz. Ebûbekir’in yolundasin!.. ![]() SEN, Devlet reisi oldugu halde, içi su dolu bir tulumu sirtina yüklenerek halk içinde dolasan ve oglunun; ''Babacigim, niçin böyle yapiyorsun?'' sorusuna; ''Oglum! Nefsimi biraz begenir gibi oldum.. Onu zelil etmek, gururumu kirmak istiyorum'' diyen Koca Ömer’in izindesin!
SEN, Müslümanlar arasinda açligin ve kitligin hüküm sürdügü bir zamanda Sam’dan kendisine ait zeytinyagi, üzüm ve bugday yüklü olarak gelen bir deveyi yükleriyle beraber yoksullara tasadduk eden Hz. Osman’in ardindasin!.. SEN, Cebinde bulunan 4 dirhem servetin 1 dirhemini gizlice, 1 dirhemini açikça, 1 dirhemini gece ve kalan 1 dirhemini de gündüz , kimsesizlere sadaka olarak veren ve Allah Resûlünün; ''Neden böyle yaptin ?''suâline ''Belki Allah bunlarin birini olsun kabul eder düsüncesiyle diyen Hz. Ali’yi takip edensin! SEN, Allah yolunda cihada çikan ve karsisinda ATLAS Okyanusunu görünce, devesini dizlerine kadar denize sürerek, kilicini çekip; ''Ya Rabbi! Sahid ol! Önüme su uçsuz bucaksiz derya çikmasaydı senin sanini daha ileriye götürürdüm!'' diyen mücahidlerin pesindesin!.. İLAHİ SIR... May 29 ÖFKeYİ HİLM'de eritmek
İSLAMİ SPACESLER
Dost SpaCesLeR
|
|
|||||||||||||||||
|
|